tr-TR

Forbes Aralık 2016

Hızlı yazılım geliştirme platformu Octopod, şirketlerin tam kendilerine göre yazılım sahibi olabilmelerinin yolunu açıyor.


ERSUN ERDİNÇ Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü, Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBÎSAD) verilerine göre 2015’te, önceki yıla göre yüzde 18 büyümeyle 83,1 milyar lira olarak gerçekleşmişti. 2016’da bu rakamın yüzde 15-20 oranında artışla 95 ile 100 milyar lira arasında olacağı tahmin ediliyor. Bu büyüklük içinde yazılım sektörünün yeri ise 9,7 milyar lira kadar, muhtemelen 2016 değeri 11,15 ileli,64 milyar lira arasında bir rakam olarak görülecek. Hizmet ve yazılım alanında yerlilik oranı yüzde 83 (donanımda yüzde 18). 2,2 milyar liralık toplam ihracatın yüzde 60’ı 1 milyar 360 milyon lira ile yazılımdan geldi. 2015 yılında bilgi teknolojileri kategorisi toplam sektör içinde yüzde 66 pay ile 74 bin 400 kişiyi istihdam etti. Durum bu.
Peki neden bu makro büyüklüklerden söz ediyoruz?
Yılın sonunda duyurulan bir gelişme yukarıdaki rakamları değiştirmek konusunda iddialı görünüyor. Bu, hızlı yazılım geliştirme ve iş akış yönetimi platformu olan Octopod.
Şenol Balo’nun kurduğu EMS Yazılım’ın ar-ge bölümü tarafından hazırlanan Octopod öncelikle herkesin kendi yazılımını kendisinin hazırlayabilmesini sağlamayı hedefliyor. Balo özellikle KOBÎ’lerin kullandığı kurumsal kaynak planlama (ERP) paket yazılımlarının ancak yüzde 65 verimlilikle çalıştığını söylüyor. Zira paket yazılımlar belli bir sektördeki bir firmanın tüm ihtiyaçlarını karşılamak için değil, farklı sektörlerden müşterilerin taleplerinin büyük bölümüne yanıt vermek için tasarlanmış yazılımlar. Örneğin aynı ERP paketinin hem inşaat hem pazarlama hem gıda şirketinin tüm faaliyet alanını kaplaması kolay değil.
Balo bu paketlerin, her bir şirketin gereksinimi için ayrı modüller ekleyebilen ve özelleştirme yeteneği güçlü bir yazılımla desteklenebileceğini düşünmüş ve Octopod fikri bu şekilde ortaya çıkmış. EMS Yazılım bünyesinden 25 kişilik ekip, şirketin 20 yıllık yazılım deneyimiyle dört yıl boyunca çalışmış. 15 bin saatlik çalışma ve ayrılan 5 milyon liralık kaynak, hızlı yazılım geliştirme platformu Octopod’un ortaya çıkmasını sağlamış. Finanstan muhasebeye, stok yönetiminden mali işlere kadar uzanan alanlarda çözüm üreten Octopod ekim ayında kamuoyuna tanıtılmış olmasına karşın bir yıldır pilot uygulamalarla birlikte 42 şirkette bin 500 kullanıcı tarafından kullanılıyor.
İstanbul Üniversitesi’nde kontrol sistemleri öğrenimi gören Balo, Octopod’u ortaya çıkaracak deneyimi 1999’da kurduğu şirketiyle ticari paket yazılımlarının satış ve servisini yaparak kazanmaya başlıyor. “2005 yılındaki YTL geçişi dolayısıyla Türkiye’de bulunan tüm finansal yazılımların yeni sürümlerinin kurulması pazarda çok ciddi bir hareketlilik yarattı” diyor Balo, “Biz de bu hareketlilikte bu alanın farkına vardık. Finansal yazılımların, ticari yazılımların firmalar tarafında artık belirli bir noktada değer gören yazılımlar olduğunu; parasını, stokunu, finansını takip ettiği için de o yazılımlara biraz daha normal IT süreçlerinden daha fazla önem verdiklerini gördük.” Balo’nun öncelikle hatırladığı bir nokta, YTL geçişi sırasında diğer yazılımlardan farklı olarak şirketlerin finans yöneticilerinin de süreçleri çok yakından izlemişolması. Bu gözlem EMS Yazılım’ı özellikle ERP yazılımlarına yöneltmiş. 2005’ten itibaren Micro Yazılım’ın çözüm ortağı olan Balo, yerli-yabancı birçok şirketin ERP entegrasyonuyla deneyimini artırmış: “Hazır bir paket var elimizde. Bu hazır kalıp, 56 beden bir elbise gibi. Oysa bunu müşteriye uyarlamanız, kol boyunu, paçasını kısaltmanız gerekiyor.
Dolayısıyla biz yazılımları müşterilere özelleştirip ek yazılımlar, ek hizmetler üretmeye başladık.” 2008’de aldığı karar ise yazılım üreticisi olmak. Paket yazılımlara ek paket yazılımlar geliştirmeye de bu şekilde yöneliyor. O yıllarda Türkiye’de ERP yazılımları algısının güçlenmeye başlaması bu yazılımlara yatırımları artırırken yabancı yazılım şirketlerinin de Türkiye’de etkinliğini artırıyor. “Şu an Türk yerli yazılımların cirosunu topladığınızda bir tek yabancınmkinden daha düşük. Halihazırda sektör bu şekilde çalışıyor. Dolayısıyla biz çalışıyoruz, didiniyoruz, yabancı yazılımlara para ödüyoruz” diyen Balo’nun zihninde ‘şirket uluslararası merkezli bir şirket değilse ve uluslararası merkez yabancı yazılım kullanmayı zorunlu tutmuyorsa yerli işletmelerin ihtiyaçlarını tamamen yerli yazılımlar çözeceği’ iddiası güçlenmeye başlıyor.
Bu iddiayı da Almanya merkezli aydınlatma şirketinde kanıtlıyor. SAP kullanmak isteyen merkeze karşı Balo, Micro ürünleriyle şirketin tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceğini, bu yazılımların yanıtlayamadığı bir talep olursa istediğiniz yapıya geçiş yapabileceklerini bildiriyor.
Burada değiştirilmeye karar verildiğinde 1,5-2 sene sonra faaliyete geçmeye olanak veren süreçler söz konusu. 25 milyon lira cirolu ve 80 çalışanı olan aydınlatma şirketi, satılana kadar yerli ERP ve buna ek üretilen yazılım çözümleriyle faaliyetini sürdürür. Paket yazılımlara ek yazılımlar geliştirip sisteme yerleştirerek verimliliği artırmak başarılı sonuçlar veriyor ancak kod yazarak yazılım üretmek kolay bir iş değil, buradaki süreçleri hızlandırmak gerekiyor. Sürükle-bırak işlevleri olan bir platformun temelleri böylece beliriyor.

Octopod’u ortaya çıkaran şey yalnızca bu tür deneyimlerin toplamı değil. Paket yazılımların uyumunu sağlarken dışarıdan destek almanın da ayrı bir maliyeti bulunuyor şirket için çünkü saati 300 ile 500 dolar arasındaki profesyonel yazılımcı çalıştırma bedeli uyarlama süresi üzerinden hesaplandığında genellikle KOBİ’lerin kolayca kaldıramayacağı meblağa ulaşabiliyor.
Buradaki problem ise Octopod’un, yeni mezun bir bilgisayar mühendisinin elinde, dokuz saatlik bir eğitimin (EMS Yazılım bunu ücretsiz veriyor) ardından artık yazılım üretmeye başlayacak bir araç haline gelmesiyle çözülüyor. Bu sürecin nitelikli istihdamın kapısını açacağına dikkat çeken Balo, buradaki püf noktasının, Octopod’un satır satır kod yazmak yerine hazır kodları yazılımcının kullanımına hızlı bir biçimde sunması olduğunu belirtiyor (Octopod yazım işini kod yazmaya göre 20 kat hızlandırıyor).
En yoğun kullanılan dillerden biri olan Microsoft .NET ile hazırlanan Octopod kullanıcısının iş büyüklüğüne ve isteklerine göre ölçeklendirilebilen bir yazılım. En büyük avantajlarından biri tasarım aracının Web üzerinde olması. Böylece makineye yükleme gerektirmeyen yazılım geliştirme süreci, mobil çalışanlar için işi kolaylaştığı gibi tasarımcının yaptığı değişiklikler bir F5 tuşu ile anında müşteri tarafından da görülebilir-kullanılabilir hale geliyor.
Octopod, yazılım pazarının 1,5 milyar liralık uydu ürünler bölümünde yer alıyor.
500 milyon liralık paket ürünler bölümü ise Octopod’un hem rakibi hem çalışma alanı zira Balo “ERP yazılımınızı değiştirmeyin, geliştirin” diyor, “Octopod ile mevcut Logo ya da Micro yazılımınızı entegre edin!” Paket yazılım üreticilerinin yazılımlarının verisini açıp uydu yazılımlarla haberleşecek şekilde revize ettikten sonra bu entegrasyon kolaylaşıyor ve Octopod onlarla rahatça çalışabiliyor.
Balo’nun hedefi tek bir yabancı yazılım üreticisinin 250 milyon liralık pazar payının en azından yüzde 10’unu alabilmek. Ancak tek hedef 25 milyon liralık bu pay değil. Ayrıca özel yazılıma erişemeyen KOBİ’lerin 150-200 bin liralık etiketleri nedeniyle erişemedikleri yazılımlara, bunların dörtte biri, beşte biri kadar harcama yaparak kendi işlerini yönetebilecekleri bir yazılım sahibi yapmak, kendi ekiplerini kurdurup kendi yazılımlarını ürettirmeyi de istiyor.


Forbes Aralık 2016 ile Benzer Yazılar

Hurriyet Gazetesi 06.10.2016
Şirketlere 9 saatte yazılım öğretecek…  
BTHaber 21.11.2016
EMS Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Balo: NİTELİKLİ ELEMAN İHTİYACINI KARŞILAYACAĞIZ…
Fortune Ek- Kurumsal Başarı Hikayeleri Garanti Koza
CRM – Müşteri İlişkileri Yönetimi Projesi Yapı Sektörü Müşteri memnuniyetinde zirvede olabilmek için tüm süreçlerde planlama ve süreç yönetimi şarttır. Çözümümüz sayesinde, daire teslim süreçlerinin …
Adres
  • Barbaros Mah. Palladium Tower No:42 Kat:10
    Ataşehir/ İstanbul
İletişim
Harita